17 Ocak 2018 Çarşamba

#okuduklarım33: Hayvan Çiftliği/George Orwell


hayvan çiftliği
George Orwell'ın okuduğum ilk romanı oldu Hayvan Çiftliği. Beklediğimin aksine dili gayet akıcı ve içine alan bir kitaptı. Hakkında yapılan yorumlar hep olumluydu ve adını çok duydum. Bu şekilde abartılarak ya da çok övülerek karşıma çıkan kitapları ''ya bende aynı etkiyi bırakmazsa'' diye tereddüt ederek okurum genelde. Daha önce bunun gazabına uğradığımdan olsa gerek.

Arka kapak yazısı kitap içeriği ile ilgili oldukça iyi bilgi veriyor ancak konusu ve içeriği hakkında kısaca bahsetmek gerekirse; bir çiftlikte bulunan hayvanların, çiftlik sahiplerinin yanı sıra diğer insanların da hayvanları kullanıp onlara ürettiklerinin ve çalıştıklarının karşılığını vermemeleri nedeniyle insanları düşman bellerler. Koca Reis lakaplı bir domuz  hayvanların ayaklanmasına öncülük eder ve kimisi bu ayaklanmanın sonucu görmeyecek olsa bile elinden geleni yapmaya, canla başla çalışmaya başlar. ''İki ayaklılar düşmanımız, dört ayaklılar ve kanatlılar dostumuzdur'' diyerek insanlara düşmanca tavır alırlar. Ayaklanmanın ardından bazı emirler ortaya çıkar, insan gibi giyinmemek, insan gibi yatakta yatmamak ve insan gibi içki içmemek bunların başında gelir. Bütün hayvanların eşit olduğu vurgulanır. 

Zamanla bu kurallarda bazı değişiklikler olur. Hayvanlar bunun farkında değildir. Kimisi de en iyisini ayaklanmaya önayak olan domuzların bileceğini düşünerek itiraz etmez, kabullenirler. Hayvanlara önderlik eden domuzlar her şeyin eskisinden çok daha iyi olduğunu, özgürlüklerinin önemini belirterek iyi düşünmelerini sağlarlar. Aslında durum hiç öyle değildir.



profesyonel arkaplan
George Orwell (gerçek adıyla Eric Arthur) 20.yüzyıl başlarında dünyaya gelmiş ve bir dönem İngiliz Sömürgesi olan Burma'da, polis teşkilatında görev yapmıştır. Bu dönemde iç yüzünü gördüğü imparatorluk yönetimi, şahit olduğu bazı uygulamalar onun istifasına neden olmuştur. İkinci Dünya Savaşı sonlarında yazdığı bu roman, Sovyetler Birliği siyaset adamlarından olan Stalin'i simgelediği ifade ediliyor arka kapağında. ''Josef Stalin milyonlarca insanın ölümüne neden olan tarihin acımasız diktatörlerinden biridir.''

Girişte de belirttiğim gibi kitap anlaşılır ve kolay okunan bir dili olan, öncesinde bazı araştırmalar yapılarak okunduğunda daha etkili sonuçlar alabileceğiniz bir kitap. Eğer hala kitapların önsözlerini atlayarak okumaya başlayanlardansanız, önsözünü okumadan okumaya başlamayın derim. Sadece bu kitap için değil okuduğunuz herhangi bir kitabın önsözünü, yazarının ve (eğer kitap çeviriyse) çevirmenin hayatını okumanızda fayda var. Ne gibi durumlar içinde yazıldığı konusunda az çok bilgi edinir ve kitaptan o kadar keyif alırsınız ya da kitaba odaklanırsınız.

Kitabın içeriği vb. dışında bir şeyden bahsetmek istiyorum size. Bu kitap  Kitap Dostum uygulaması sayesinde takas yoluyla elime ulaştı. Daha önce okuduğum ve kitaplığımda bulunan bazı kitapları yenileriyle değiştirmek istedim ve ilk takasım Hayvan Çiftliği oldu. Sizin için de iyi bir alternatif olabilir. Eğer bir hesap oluşturursanız haberim olsun, belki sizinle de kitap takası yapma fırsatımız olur. 

Benim bu kitap hakkında naçizane fikirlerim bunlardı. Okumanızı isterim. Ve size bir sır vereyim, buraları aslında epey bir özlemişim.
Keyfiniz bol olsun.