12 Ocak 2018 Cuma

Güneşi Uyandıralım

Günler, aylar, yıllar geçti ve bu kadar zaman sonra yine buradayım.
Çok değil bundan üç-dört sene kadar evvel ben bir Şeker Portakalıydım. Günün birinde acıyı, gerçek mutluluğu, güveni-güvensizliği, sadakati, arkadaşlığı, hakiki dostluğu ve birçok şeyi de beraberinde öğrendim. (Belki de öğrendiğimi sandım.)

Şimdiyse bir şeker portakalına ihtiyacım yok ama yüreğimde barındırdığım bir kurbağa var. Hayallerimin peşinden koşmak, hüzünlerimi geride bırakmak için yüreğimin şeklini almış bir kurbağa. Tasalanıp, üzülüp, ağlayıp içimde doğan güneşi söndürmenin manası yok artık. Vakit, güneşi uyandırma vakti. O halde Güneşi Uyandıralım!

güneş
''Tanrı'nın güneşi bu denli güzelse, sen bir de ötekini düşün.''
''Hangi öteki güneş, Adam? Çok büyük olan bunu tanıyorum bir tek.''
''Daha da büyük olan bir başkasından söz etmek istiyorum. Yüreğimizde doğan güneşten. Umutlarımızın güneşinden. Düşlerimizi de uyandırmak için göğsümüzde uyandırdığımız güneşten.''
- Güneşi Uyandıralım/José Mauro De Vasconcelos

Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.