Ramazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ramazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2014 Perşembe

#okuduklarım6: Serenad/Zülfü Livaneli


Uzun zaman sonra bir kütüphane ziyareti yapmaya karar verdim. Aslında hangi kitabı alacağım konusunda da bir fikrim yoktu. Önce neler var, neler yok bir bakayım dedim. Raflara göz atmaya başladığımda, kitap seçiminde biraz zorlanacağım barizdi. Hatta en son elimde 3-5 kitapla dolanıp durdum biraz. Düşündüm, taşındım, süzdüm, eledim ve sonunda Serenad'ı alıp okumakta karar kıldım. İyi ki de öyle yapmışım.

Kitabın ilk 250 sayfasından bahsetmek istiyorum. Tabii ki olayları anlatmayacağım. :) Ama şunu söyleyeyim başlarda bu kadar bilgiyi hazmetmek oldukça zor oldu benim için. Hem duygusallığıyla, hem de tarihle ilgili bilgiler olmasından dolayı zorlandım. Bilmiyorum belki de tarihle fazla ilgilenmiyor olmam beni zorlamış olabilir. Ama tek kelimeyle kitap Muazzamdı!
Arka Kapakta yazıldığı gibi Maya Duran, 60 yıllık dokunaklı bir aşk hikayesinin ortasında buluyor kendini. Bu aşk başına birçok dert açsa da onun için yeni kapılar da aralıyor.

Bu arada şunu da söylemek isterim. Kütüphanede kitabı almak için oradaki amcaya kitabı gösterdiğimde şöyle sordu: ''Ne zaman bitirirsin?''
Gülümsedim. Kitabın kalın olması gözünü korkuttu, okuma süresince okuyabileceğimi düşünmedi sanırım :) Sana da selam olsun Kütüphaneci Amca :) Kitabı 3 günde bitirdim.

Maya Duran'la harika bir yolculuğa çıkmak, onun yaşamına dahil olmak adına alıp okuyun derim. Zülfü Livaneli'nin enfes bir romanına dokunup, okumak insanı heyecanlandırıyor doğrusu... :)
Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.
Sevgiyle kalın...

Bu da Schubert'in Serenad'ı. Keyifli dinlemeler...


1 Temmuz 2014 Salı

#okuduklarım5: Papatya Kokulu Hikayeler/Ender Haluk Derince

     Bazen mutluluk; küçük bir çikolatadır. Bazen bir demet çiçek. Bazen yağmurdan sonra duyulan toprak kokusudur. Bazen kulağa hoş gelen bir müzik. Bazense sadece bir kitaptır mutluluk. Huzura kavuştuğumuz, mutlu hissettiğimiz zamanlardan biridir; kitaplarla bir arada olduğumuz anlar...

     Neden insan kitap okudukça mutluluk saçar etrafına? Daha çok bilgi edindiğinden mi? Yoksa hoşça vakit geçirdiğinden mi? Peki okuduğumuz her kitaptan bir şeyler öğrenir miyiz? Emin değilim. Her kitapta bilgi edindiğimiz konusunda biraz tereddütlüyüm. Ben bilgi öğrenmek adına okumuyorum çoğu zaman kitaplarımı... Hoşça vakit geçirmek, dünyadaki sorunlardan ve sıkıntılardan uzaklaşmak için kitaplara sığınıyorum. Hatta bazen sırf kitap okumak için yaratılmışım diyorum kendi kendime :) Ama ne yapayım? Kendimle baş başa kaldığım, kimseyle konuşmadan farklı insanlar tanıdığım, türlü türlü maceralara atıldığım tek zaman, kitap okuduğum zamanlar oluyor genelde...
   
     Bu kez okuduğum kitabımda iki şeyi de aynı anda yaşadım. Hem bilgi edindim, hem de hoşça vakit geçirdim. Böyle hissettiğim ikinci kitabım oluyor bu. Menekşe Kokulu Hikayelerden sonra Papatya Kokulu Hikayeler...
Daha önce de söylemişimdir. Bu iki kitap da kokusuyla insanı gerçekten büyülüyor. Huzur veriyor insana ve okumak için daha bir can atıyorsunuz. Ama alerjiniz varsa sizin için pek de öyle olacağını sanmıyorum. Belki kitabın yanına bile yaklaşmak istemeyeceksiniz. AMAN DİKKAT DİYORUM!  Alerjisi olanlara duyurulur... :)

     Kitabın içeriğine gelecek olursak; tam 53 adet hikayeden oluşuyor. Kısa hikayeler olmasına karşın, çok da düşündürücüler. Hikayeleri okuduktan sonra çoğu kez düşündüm ben. Bazı yazıların altını da çizdim, yıldız koydum, işaretledim. :) Çok severek okudum bu kitabı da. Siz de severek ve sıkılmadan okursunuz sanıyorum. Vakit kaybetmeden alın, alamasanız da bulup buluşturun okuyun! Bundan sonraki kitaplarda da buluşmak dileğiyle.
Sevgiyle kalın...