29 Ekim 2014 Çarşamba

Cumhuriyetimizin 91. Yılı Kutlu Olsun


29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!
''NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!''


CUMHURİYET MARŞI
Cumhuriyet, cumhuriyet, en güzel şey hürriyet 
Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet! 
Gazimin sen en büyük yadigarısın bana 
Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet! 

Dalgalansın her tarafta şanlı Türk'ün bayrağı
Korumaktır ve yüceltmek azmimiz bu toprağı! 
Bu vatan hiç sensiz olmaz, ey güzel cumhuriyet 
Milletim öyle demiştir ; ya ölüm, ya hürriyet!



27 Ekim 2014 Pazartesi

Kitap Tanıtımı: Günebakan-Elif Güçlüten (Çekiliş)

Herkeste olmayan öyle çok şeye sahipti ki… Parası, karizması, iyi bir işi, tek gecelik ilişkileri… Özenilecek bir hayata sahipti  Behiç Buğra Ferruhoğlu. Bir de kansere… Herkeste olmayan cinsten… Artık her şey geride kalmıştı. Tek göğsüne sığdırdığı büyük aşkı Füruzan için yaşamalıydı…

Gelirinin bir kısmı göğüs kanserine dikkat çekmek üzere MEMEDER’e bağışlanacak Günebakan’ı okurken aşkı hissedeceksiniz.


“Yatağımın karşı duvarında asılı duran, Füruzan’ın resmettiği tabloya takıldı gözüm.
Güneşe doğru yürüyen erkek silueti ve arkasında bıraktığı karanlık… Kansere karşı verdiğim savaşı
kazanmamı betimlemişti. Güneş yeniden doğuşumdu. Güneşim annemdi. Günebakanın güneşe olan tutkusu gibi başımı kaldırmış anneme bakıyordum. Keşke bana bu tabloyu ilk gösterdiği o ana geri dönebilsek ve hep o anı yaşayabilseydik.”


Alıntılar:



Su damlacıkları yüzümden süzülüyordu.Dün geceden kalan baş ağrımın geçmesini temenni ederken, üzerimdeki tüm kokularda akıp gidiyordu duştan akan suyla. Banyo giderinde biriken su girdap olup ,daireler çizerek gözden kayboluyordu.Tıpkı benim çalkantılarla dolu hayatım gibi.




Elinde kahve fincanlarıyla salona geldi. Kendi fincanını eline aldı ve koltukta ayaklarını altına alıp oturuverdi. Ne kadar da rahattı? Hoşuma gitmişti ne yalan söyleyeyim.

Fiziksel görünüşümle şu hayatta etkileyemeyeceğim hiçbir kadın yoktu şüphesiz. Onlar için yaradılmış bir lütuf olduğumu düşünürdüm kimi zaman. 
Dalgalı açık kumral saçlarımı annemden, zümrüdü andıran yeşil gözlerimi babamdan, ilk adımı ise rahmetli dedemden almıştım. 



Hani kurumuş bir yaprağı avucumuzun içinde buruşturduğumuzda binlerce minik parçaya ayrılıp, toz olup uçar gider ya parmaklarımızın arasından, tüm sıkıntılar; dertler kederle de keşke aynen öyle uçup gitse diye düşünmeden edemez insan.



*Çekiliş 24 Ekim Cuma Günü başlamış olup, 4 Kasım Salı Günü sonlanacaktır.

26 Ekim 2014 Pazar

Güz Okuma Şenliği | 1.Ay Raporu


Ben şenliğe katılalı sadece 2 hafta oldu. Aslında 2 hafta içerisinde birçok kitap okunabilirdi... Şu sıralar derslerle boğuşuyor olmam, okuma hızıma da yansıdı.

Bu haftadan itibaren bir de sınav maratonu başlayacak. Ne yapıp edip, 2.Ay'a bir sürü kitap sıkıştırmam lazım. Umarım şu sınavları başarıyla tamamlayıp, kitaplarımı da okuyabilirim...

İki hafta da sadece 2 kitap okuyabilmişim ne yazık ki. Bir kitabı da yarıladım fakat daha bitiremedim.



Okuduklarım şöyle;

2.Kategori (10 Puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.

Veronika Ölmek İstiyor-Paulo Ceolho
Can Yayınları
(203 Sayfa)





20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplam 50 puan): Aynı yazardan 3 kitap ama dikkat! Aynı seriye ait kitaplar kapsam dışı. Aynı yazarın üç farklı serisinden birer kitap olur tabii.  


Kukla-Ahmet Ümit
Everest Yayınları
(504 Sayfa)




Puan Hesaplama:
Toplam 2 kitap okudum, 2*10= 20 Puan
Toplam 707 sayfa okumuşum, 7 Puan
Toplam: 20+7= 27 Puan

Evet, puanım çok düşük ama okuma hızımı biraz daha arttırarak, şenliğe kaldığım yerden devam :) Hepinize başarılar ve kolaylıklar dilerim.

Sevgiler!

24 Ekim 2014 Cuma

▪ Çekiliş 2

Herkese Merhaba!
İlk çekilişin ardından, ikinci çekilişi başlatma vakti geldi. Ben ilk çekilişimde çok heyecanlıydım, şimdi yine aynı duyguları taşıyorum... Bakalım bu kez hangi şanslı kişi kazanacak bu güzel kitabı.


İlk çekilişte de bahsetmiştim; Düz Yazı Yayınevi sponsorluğunda 4 ayrı kitap için, 4 ayrı çekiliş gerçekleştirecektik. Şimdiki çekiliş kitabımız Elif Güçlüten'in Günebakan adlı eseri için. Günebakan kitabını, 1 şanslı kişiye hediye edeceğiz. Şunu da söylemeden geçmek istemiyorum; Günebakan kitabının gelirinin bir kısmı, Düz Yazı Yayınevi tarafından Memeder'e (Meme Sağlığı Derneği) bağışlanmaktadır.

Çekiliş şartları yine çok basit. Öyleyse çekilişe katılmak için;
♥ Blogumu herkese açık bir şekilde TAKİP ediyor olmanız,
♥ Bu postun altına KATILDIM diye belirterek, bir de E-MAİL adresinizi yazmanız yeterli olacaktır.

Sizden tek bir isteğim daha var. Herhangi bir sosyal mecrada çekiliş hakkında kısa bir paylaşım yapmanız... (Facebook, Twitter, İnstagram, Google+ vb.) Ne kadar çok kişiye ulaşabilirsek, o kadar iyi. Bu isteğime önem verdiğiniz için, ben şimdiden çok teşekkür ediyorum.

Düz Yazı Yayınevi'ne de böyle bir sponsorluk sağladığı için çok teşekkürler. Çekiliş 24 Ekim Cuma Günü başlamış olup, 4 Kasım Salı Günü sonlanacaktır.
Hepinize bol şans :)

Sevgiler!

20 Ekim 2014 Pazartesi

#okuduklarım17: Kukla/Ahmet Ümit

Merhaba... Keyifleriniz nasıl? Umarım iyisinizdir. Ben çok iyiyim :) Güz Okuma Şenliğinin ilk kitabını okuyup geride bıraktım. İkincisine de bugün başlıyorum inşallah...

İlk kez Ahmet Ümit'ten bir kitap okudum. Hayran kaldığım doğrudur... Başlangıçta kitabı sevememiştim bir türlü. Sevmememin en büyük nedeni argo sözcükler kullanılmasıydı. Gerçekten kitabı bırakmayı bile göze almıştım fakat dayanamadım, yine okudum.

Kitabın kurgusu mükemmeldi. Hiç düşünmediğim biri, düğümler çözümlendiğinde hiç beklemediğin biri olup çıkınca, afallıyor insan. Son bölümlerinde o kadar heyecanlandım ki; ben bile şaştım kendime. Her duyguyu iliklerime kadar yaşadım, hissettim okurken. Etkisinden hala çıkmış değilim. Uzun sürede çıkamayacağım galiba :)

Şu bir gerçek Ahmet Ümit'te artık favori yazarlarımdan biri. Kesinlikle diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Baştan çok kalın olmaları sebebiyle alıp okumakta tereddüt etmiştim kitaplarını. Fakat şimdi hiçte öyle düşünmüyorum...

Daha şimdiden Güz Okuma Şenliği sayesinde çok iyi bir yazarla tanıştım. Bu böyle sürer inşallah...
Ve şimdi sizinle paylaşmak istediğim ve en çok beğendiğim şey kitabın arka kapağında da yazan şu yazı oldu;

''Yaşam, kaybetmeyi öğrenmektir... Kaybetme maceramız daha ana karnından çıktığımızda başlar. Hiç emek harcamadan hüküm sürdüğümüz, dünyanın en güvenli, en yumuşak korunağını, ana rahmini kaybederiz önce. Bizden intikam almak için bekleyen dünya, sanki niye çıktın oradan dercesine, gözlerimizi yakan ışıkları, kulaklarımızı tırmalayan gürültüsü, sıcağı, soğuğu, açlığı, kiri, hastalığıyla saldırır üzerimize. Ama biz de öyle kolay kolay pes etmeyiz. Kaybettiklerimizin yerine anında başka bir şey koyarız. Hem cennetimizi yitirsek de o kutsal yerin sahibi olan annemiz bizimledir, üstelik yanında bir de baba verilmiştir emrimize. Dışarıdaki dünyaya alışmaya başlayınca, kaybettiğimiz cenneti hemen unutuveririz. Ancak büyüdükçe, bize gösterilen ilgi günden güne azalır. Azalan ilgi dünyanın bizden ibaret olmadığını gösteren bir uyarıdır aslında. Ama bu uyarıyı görmezden geliriz. Düşler kurar, hayaller uydurur, kaybettiklerimizin yerine yenilerini koyarak dünyayı kendimiz sanmayı, bu güzel yalana kanmayı sürdürürüz." 

Daha ne söyleyeyim ki. Eğer aklınızda varsa Ahmet Ümit'in kitabını okumak, hiç zaman kaybetmeyin diyorum... Kendinize iyi bakın.

Sevgiler!

19 Ekim 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #15: Suzanne Collins


Suzanne Collins, 10 Ağustos 1962 yılında Hartford, Connecticut'de doğdu.
Vietnam Savaşı'nda Hava Kuvvetlerinde görev yapmış bir subayın kızıdır. Bir askerin kızı olarak kendisi ve ailesi sürekli olarak taşınmışlardır. Çocukluğu Amerika'nın doğusunda geçmiştir.

Alabama Güzel Sanatlar Fakültesine, Tiyatro Sanatları uzmanı olduğu liseye katıldı. Indiana Üniversitesinden Drama ve İletişim dallarında çift anadal yaparak mezun oldu.
Suzanne Collins Newton, Connecticut'de kocası, iki çocuğu ve 2 kedisiyle beraber yaşamaktadır.

ESERLERİ:

Yer Altı Günlükleri Serisi
1.Gregor ve Gri Kehanet
2.Gregor ve Felaket Kehaneti
3.Gregor ve Kan Kehaneti
4.Gregor ve Sır Kehaneti
5.Gregor ve Zaman Kehaneti

Açlık Oyunları Serisi
1.Açlık Oyunları
2.Ateşi Yakalamak
3.Alaycı Kuş

Diğer Kitapları
Fire proof:Shelby Wood
When Charlie Mcbutton lost power


BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:
Suzannes Collins'le tanışmam Açlık Oyunları ile olmuştu. Çok kısa sürede ve heyecanla okumuştum bu kitabını. Yalnız seriyi tamamlamak nasip olmadı... 
Bir ara Yer Altı Günlükleri serisini almayı düşünmüştüm, yapılan yorumlara bakıp vazgeçmiştim. Fakat hala aklımda bu seri. Okuduysanız eğer sizce nasıl kitaplar? Tavsiye eder misiniz? 
Suzanne Collins'in kalemini seviyorum. Açlık Oyunları serisini de tamamlamayı düşünüyorum. Okuyabilirsem yorumlarımı da paylaşırım yine. :)

Şimdilik hoşçakalın.
Sevgiler!

16 Ekim 2014 Perşembe

#okuduklarım16: Martin Eden/Jack London

Merhaba!
İlk olarak şuna değinmek istiyorum. Kitabı elime almadan önce, okuyanlarda gördüğüm kadarıyla, acaba kitabın ismi mi Martin Eden, yoksa yazarının ismi mi diye düşünmedim değil... Neyse ki kitabı elime alınca geçti bu merakım. Meğer kitabın ismi Martin Eden imiş :) Buradan anlamış olacağınızı sanıyorum ki ilk kez Jack London'ın, bir kitabı okumuş bulunuyorum.

Kitapta -arka kapakta da yazdığı gibi- bir gemi işçisinin yazar olma çabası, tutkulu, aşık, kalıplaşmış düşüncelere karşı duran, sorgulayan, inanan ve idealleri uğruna, çıkarına olmasa da düşündüklerini cesurca ifade eden gemi işçisi Martin Eden anlatılır.

Aslına bakarsak sevdim Martin Eden'ı.  En çokta düşüncelerini dürüstçe ifade edebiliyor olması beni etkiledi. Aynı zamanda bu kitap, yazarın hayatından izler taşıyan otobiyografimsi bir kitap. Tabii ki böyle olunca, okuyucuda etkisi daha bir farklı oluyor. Gayet akıcı, güzel ve okumaya değer bir kitap. Bence okumalı ve okutmalısınız... 



Martin Eden ve sonu için Jack London'un söyledikleri;
   "Martin Eden için neden biraz üzülmeyeyim? Martin Eden bendim. Martin Eden bir bireyci idi, bense bir Sosyalist. İşte bu nedenden ben yaşamaya devam ediyorum ve işte bu nedenden Martin Eden öldü. ... Bu kitap bireyciliğe bir saldırıdır. Martin Eden, başkalarının ihtiyaçlarının farkına varmayan aşırı bir bireycidir. Hayalleri kaybolduğunda, uğrunda yaşayacağı hiçbir şey kalmaz."

Martin Eden için daha ne söylemeli ki... Sadece okuyun, seveceksiniz. Bir daha ki postta görüşünceye dek kendinize iyi bakın :)
Sevgiler!

15 Ekim 2014 Çarşamba

Mim5: Favori Kitap ve Karakterler

Beni mimlemiş olan Kozmokitap'a çok teşekkürler :) Kısa ve kolay bir mim olacak gibi... Sadece altı soru var. İşte benim cevaplarım;


1-İlk Hayranlığım: 
İlk hayranlık duyduğum kitap Gümüş Patenler idi. Çok keyif almıştım okurken...

2-Favori Serim: 
Seri halinde okuduğum kitap yok sanırım. Açlık Oyunları serisinin ilk kitabını okumuş, çok beğenmiştim. Eğer serinin diğer kitaplarını da okusaydım, büyük ihtimal Açlık Oyunları favori serim olurdu...

3-Favori Kitabım: 
Okuduklarım arasında aklıma ilk gelen kitap o oldu. Favori kitabım kesinlikle Senden Önce Ben ... 

4-Favori Erkek Karakterim: 
Aslında buna tam karar veremedim... Yine de Senden Önce Ben kitabından  Will Traynor demek istiyorum.

5-Favori Kadın Karakterim: 
Açlık Oyunlarından, Katniss Everdeen.

6-Favori Okuma Saatim: 
Uykumun olmadığı her an okuyabilirim. :) Önemli olan uykumun olmaması. 
''genelde hep uykuluyumdur da :)''

Güzel bir mim oldu. Bende Patlayan Balonlar'ı mimliyorum. Umarım o da keyifle cevaplar...
Sevgiler!

13 Ekim 2014 Pazartesi

Güz Okuma Şenliği 2014

      Sevgili Pinuccia'nın düzenlemiş olduğu Güz Okuma Şenliği, ilk kez katıldığım bir şenlik olacak. Ben heyecanlıyım doğrusu, hepsini okuyabilecek miyim bilmiyorum :) Hiç olmasa da en azından bir çoğunu okumak istiyorum...


    Daha içinde belirleyemediğim fakat araştırmaya devam ettiğim kategoriler olsa da listem şöyle;

Kategoriler:
1.Kategori (10 Puan): İsminde sonbahar mevsimini çağırıştıran bir kelime geçen veya olayların güzün geçtiği bir kitap.
Limon Yapraklarının Kokusu-Clara Sanchez OKUNDU (416 Sayfa)

2.Kategori (10 Puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.
Veronika Ölmek İstiyor-Paulo Ceolho  OKUNDU (203 Sayfa)

3. Kategori (10 puan): Bir deneme veya inceleme veya gezi kitabı.
Elif gibi Sevmek-Hikmet Anıl Öztekin OKUNDU (192 Sayfa) Yorumu İçin Tıklayın.

4. Kategori (10 puan): Adında bir meslek geçen bir kitap.
(Araştırılıyor...)

5. Kategori (10 puan): Nobel ödüllü bir yazardan bir kitap.
(Araştırılıyor...)

6. Kategori (10 puan): İngiliz edebiyatından bir kitap.
İki Şehrin Hikayesi-Charles Dickens

7. Kategori (10 puan): Türk bir yazardan bir öykü kitabı.
Göçebe Yazıtları-Ozan Çağım Şiyve OKUNDU (80 Sayfa)

8. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.
(Araştırılıyor...)

9. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Dönüşüm-Franz Kafka OKUNDU (80 Sayfa)

10. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap.
Ölü Ozanlar Derneği-N.H Kleinbaum OKUNDU (160 Sayfa) Yorumu İçin Tıklayın.

11. Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında bir kitap.
Sarı Zeybek-Can Dündar

12. Kategori (10 puan): Hayatının herhangi bir döneminde öğretmenlik yapmış bir yazardan bir kitap.
Acımak-Reşat Nuri Güntekin

13. Kategori (10 puan): Türkiye'de herhangi bir edebiyat ödülü kazanmış bir kitap. 
(Araştırılıyor...)

4. Kategori (10 puan): 700 sayfadan uzun bir kitap.
(Araştırılıyor...)

15. Kategori (10 puan):Artık aramızda olmayan bir yazardan bir kitap.
Damga-Reşat Nuri Güntekin OKUNDU (189 Sayfa)

16. Kategori (10 puan): Polisiye/gerilim/korku vb. türde bir kitap.
Melekler ve Şeytanlar-Dan Brown

17. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı.
(Araştırılıyor...)

18. Kategori (10 puan): 2014 yılında çıkmış bir kitap (Yabancı kitaplar için Türkiye’de ilk baskısını 2014’te yapması da kabulümüzdür).
(Araştırılıyor...)

19. Kategori (Her kitap 10 puan, 2 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 40 puan): İsminde bir şehir/ülke adı geçen bir kitap ve buna ek olarak o şehrin yer aldığı ülke edebiyatından bir kitap. 
(Araştırılıyor...)

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplam 50 puan): Aynı yazardan 3 kitap ama dikkat! Aynı seriye ait kitaplar kapsam dışı. Aynı yazarın üç farklı serisinden birer kitap olur tabii.  
Kukla-Ahmet Ümit OKUNDU (504 Sayfa) Yorumu İçin Tıklayın. 
Kar Kokusu-Ahmet Ümit OKUNDU (280 Sayfa)
Kavim-Ahmet Ümit

21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Türk Kadın:
Melekler Zamanı-Fatma Erdek OKUNDU (544 Sayfa)

Türk Erkek:
Ya Ölünce Bitmiyorsa-Selami Çapın OKUNDU (248 Sayfa) Yorumu İçin Tıklayın.

Yabancı Kadın:
Küçük Mucizeler Dükkanı-Debbie Macomber OKUNDU (480 Sayfa)

Yabancı Erkek:
Aldanan Kadın-Thomas Mann OKUNDU (96 Sayfa)

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 70 puan): İsminde aynı kelimenin geçtiği üç kitap.
(Araştırılıyor...)

Çoğu kategori daha ''Araştırılıyor'' :) Bulunacaklar inşallah kısa sürede :)
Sevgiler!

12 Ekim 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #14: Cemal Süreya


      Asıl adı Cemalettin Seber olan Cemal Süreya, 1931 yılında Erzincan'da doğdu. Babası Hüseyin Seber, annesi ise Gülbeyaz Seber'dir. 6 yaşında ailesiyle beraber Erzincan'dan ayrılarak Bilecik'e yerleşti. İlkokula, Bilecik'te başladı ve İstanbul'da devam etti.
Lise öğrenimini Haydarpaşa Lisesi'nde yaptı. Yükseköğrenimini ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde tamamladı.

      Üniversiteden mezun olduktan sonra Maliye Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Orta Doğu İktisat Bankası ve Türk Dil Kurumu'nda çalıştı.

      Annesini küçük yaşta kaybeden Cemal Süreya, edebiyata yönelişi ile ilgili şunları söyler: "Belki beni edebiyata götüren bir sürü neden vardır. Ama bir keskin neden ararsam bunu annemde bulduğumu söyleyebilirim."

     

     Cemal Süreya'nın okuma tutkusu çocukluğunda başlamıştı. O günleri şöyle anlatıyor: "Bizim çocukluğumuzda her kitabı bulamazdık. Bunun için elime ne geldiyse okudum. Hatta sokakta kese kağıdı ve gazete bulurduk, içinde roman varsa okurduk."

     Dostoyevski'nin yazarlık kariyerinde önemli bir etkisi oldu: "Benim edebiyatla ilgili olarak ikinci bir doğum tarihim var: 1943. Dostoveyski'yi okudum ve ondan sonra hiç huzur kalmadı bende."

Cemal Süreya, şiir ve yazılarını çeşitli dergilerde ve gazetelerde yayınladı. 1990 yılında vefat etti.



ESERLERİ:

Şiir: Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Güz Bitiği, Sıcak Nal, Sevda Sözleri
Mektup: Onüç Günün Mektupları, Çocuk Kitabı, Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi
Deneme/Eleştiri: Şapkam Dolu Çiçekle, Günübirlik, 99 Yüz, Uzat Saçlarını Frigya, Papirüsten Başyazılar






11 Ekim 2014 Cumartesi

Hediyelerim#2: (Selami Çapın)

Merhaba...

1 hafta önce elime ulaşan, güzel bir hediyeden söz etmek istiyorum sizlere. Facebook üzerinden benimle iletişime geçip, Ya Ölünce Bitmiyorsa kitabını gönderen Selami Çapın'a, öncelikle çok teşekkür ediyorum.


Beni en çok mutlu eden yanıysa, Selami Çapın'ın bu kitabı göndermekle kalmayıp bir de adıma imzalaması oldu. :) Çok sevindirdi beni.


Kitabı şöyle bir inceledim ve merak ettim açıkcası. Akıcı ve güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bakalım nasıl bir izlenim bırakacak bende. :)
Arka Kapak yazısını paylaşacağım sizlerle...

'' Tiz bir ses çıkıyordu Şerif'ten. Birkaç yüz metre derinliğindeki bir kuyuda sızlayan bir insanın belli belirsiz çığlıkları gibi... Ağzından ve burnundan akan sıvılar üzerine dökülürken sonuna kadar gerdiği dudakları, ağlayan bir çocuğunki gibi bükük ve titrekti. Babası, annesi ve Şaban kafesin köşesine yan yana uzatılmıtı; Nilay'sa kafesin tam ortasında dizlerini kendine çekerek yan dönmüş bir şekilde yatıyordu. Abla Nilay'ın gözleri açık ve kan çanağı gibiydi. Neredeyse tüm vücudu yanıklar, çukurlar, üzerine damlatılıp da kuruyan plastiklerle doluydu. Sürekli birilerinin saçından sürüklemesi sonucunda sadece alnına yakın bölümde bir tutam kadar kumral saçlarından kalmıştı. Arkası ölmüş aile bireylerine dönük, çaresizliği ve üzüntüsü yüzüne bakıldığında tanımayan birine bile ağlatacak derecede belirgindi. Neden onu da öldürmemişlerdi? ''


Umarım kısa sürede sizi de neşelendirecek, sevindirecek içi dolu dolu kargolar gelir kapınıza :) 
Sevgiler!

10 Ekim 2014 Cuma

▪ Çekiliş 1 (Sonuçları)

Merhaba. 
Blogumda ilk kez çekiliş gerçekleştirdim ve sıra şimdi sonuçları açıklamaya geldi. Aslında bu postu dün yayınlamam gerekirdi fakat çok üzücü bir olay yaşadık. Yaşadık diyorum çünkü okulda, bir yan sınıfımda olan ve aynı yaşta olduğumuz arkadaşımızı, trafik kazası sonucu kaybettik. Bunu söyleyerek sizi de üzmek istemezdim ama ben hala bu durumu idrak edebilmiş değilim... İnşallah mekanı cennet olur, günahları affolur. 






Çekilişe toplam da 17 kişi katıldı. Fakat bir katılımcımız blogu takibe almamış olmasından dolayı, çekilişi 16 kişi arasında gerçekleştirmek durumunda kaldım. Bir daha ki çekilişler de, dikkatli olmaya çalışalım. Küçük bir hata çekilişe katılmanıza engel olmasın...












Çekilişi gerçekleştirirken küçük kardeşimden yardım aldım. Daha 6 yaşına yeni girdi. Kendisi ne olduğunu, ne yaptığını pek anlayamadı ama...  




Ve kazananımız;
- Gülşah SIRTBAŞ oldu.
Kendisini tebrik ediyorum. 
Attığım mesajı en kısa sürede cevaplayıp, bilgilerini paylaşırsa sevinirim...




Kazanamayanlar da üzülmesin. Yakın zamanda bir çekilişimiz daha olacak inşallah.
Şimdilik kedinize iyi bakın.

Sevgiler!

8 Ekim 2014 Çarşamba

Mim4: Mimlenmişim :)

Sevgili Kitap Notları mimlemiş bu kez beni. Diyordum, ne zamandır mimlenmiyorum diye... Kitap Notları sesimi duymuş olmalı :)


Bu aralar hayatında neler oluyor, seni nasıl etkiliyor bu olaylar?
Hayatım okulla ev arasındaki o ince çizgi de, zikzak çizip duruyor :) Okul açılalı neredeyse bir ay olacak ve ben tam olarak alışmış sayılmam. Uyku düzenim altüst. Doğru düzgün oturup kitap bile okuyamıyorum. Bu da haliyle beni üzüyor ne yazık ki. Bir an önce ayak uydurmam gerek :)

Hayatın senin için ne kadar önem arz ediyor?
Tabii ki hayatım, herkes gibi benim için de oldukça önemli. Ama önemli olan yaşamım boyunca, çevremdeki insanlar adına yapacağım güzel ve iyi şeyler. Kazanacağım dostluklar ve arkadaşlıklar... Yani hayatımdaki her adımım oldukça önem arz ediyor.

Kendini bir kenara çekip, düşündüğün oldu mu?
Her zaman. Sessizliği bulduğum  her an düşürüm. Yaptıklarımı, yaşadıklarımı... Kendimi sorgular, doğru kararlar almaya çalışırım hep. 

Nefret duyduğun bir alışkanlığın var mı?
Alışkanlık değil de, utangaç ve sıkılgan biri olmam benim için hep dezavantaj olmuştur. Yeni bir ortama girdiğimde hemen alışamam. Sessiz kalırım çoğu zaman. Kendimi heyecanıma yenik düşerek yanlış anlattığım, kendimi ifade edemediğim zamanlarda olmuştur. Bu da sevmediğim bir tarafım...

Bu hafta içinde neler yaşadın?
Bu hafta bayramla geçti :) Uzun süredir göremediğim akrabalarımı gördüm, sevindim, mutlu oldum. Her şey güzeldi iyiydi de, okuldan kocaman bir tatil bizi bekliyor dinleneceğiz diye ayrılmıştık ama ben daha çok yoruldum :/

Hayat
Ne desem bilemedim. Bir mutlusun bir üzgün. Bir barışıksın bir küskün. Ne zaman ne olacağını kestiremiyor insan. Her şeyi bırakalım, mutlu olalım...

Son zamanlarda bir değişikliğe uğradığını hissediyor musun?
Bilemedim bak şimdi. Yok sanırım, bir değişikliğe uğramadım :D

Hayattan beklentilerin neler?
Sağlık, sıhhat, mutluluk... Bir de kendi ayaklarım üzerinde durabileyim, daha ne isterim...


Ben çok zorlandım bu mim sorularını yanıtlarken... Mimleneceklere şimdiden kolaylıklar dilerim :)
O zaman mimlediklerimi şöyle açıklayayım:


Sevgiler!

3 Ekim 2014 Cuma

İyi Bayramlar!

Kurban Bayramı'nız kutlu olsun efendim :) Sağlıklı, mutlu bayramlar geçirmenizi diliyorum. Ben biraz hastalıklı geçireceğim ama olsun. Malum şu sıralar bir grip salgınıdır gidiyor, bende dahil oldum bu gruba. İnşallah hemen iyileşirim de, yeni haftaya sağlıcakla başlarım.


Sizlerin keyifleri nasıl peki? Bayram planları neler? Aile ziyaretleri, el öpmeleri bayramın en önemli vazifeleri. Ben yine en çok tatlı, baklava, şeker, çikolata yiyeceğimize seviniyorum :) Tabii kurban etini de unutmamak lazım...

Şu 4 gün mutsuzluğu bırakıp biraz olsun mutlu olmaya bakalım. Bayram boyunca yüzümüz hep gülsün, gülsün ki etrafımıza da mutluluk saçalım. :) Her şey gönlünüzce ve gönlümüzce olur inşallah...

Alıntıdır.

Bu caps'e çok güldüm :D Sizde de bir tebessüm yaratmıştır inşallah. Dediğim gibi; yüzünüz hep gülsün. :)
Kurban Bayramı'nız kutlu olsun. İyi Bayramlar....

Sevgiler!

2 Ekim 2014 Perşembe

Kitap Tanıtımı: Dünden Bana-Yusuf Gürer (Çekiliş)

Biliyorum, tanıtım için biraz geciktim. Ama okul, dersler, ödevler falan derken yoğun bir haftaydı. Bir de bayram telaşesi girdi araya. Geç olsun, güç olmasın deyip, Dünden Bana kitabı için birkaç yazı, alıntı paylaşayım.


"Ben gidiyorum, dedi, sevgili. Her haliyle bir şeyler anlattığı belliydi. Yani gözleri yaşlıydı, elleri titriyordu, sesi hep olduğundan ince, yani ağlayan bir ses. Baharda esen bir rüzgâr gibi yumuşakken önceleri, rengi dönen bir kömür ateşine kesti gözleri. Üşütüyordu kar gibi şimdi. Üstelik haklıydı. Üzgündü, kırılmıştı ve incinmişti. Peki, dedim. Benim de kitaplarım var. Okuduklarım, yazdıklarım, okuyacaklarım. Onlar beni terk etmez ki."

Sahipsiz İskele'de kaybedenlerin öykülerine hayat veren Yusuf Gürer, şimdi de 'bir delinin çıldırma anını' satırlarında intihara kalkışan sayıklamalar, yoğunluğu nedeniyle canlı gibi hareket eden öyküler, sessizce karanlığa yürüyen şiirlerle anlatıyor ve şöyle diyor: "Bu kitapta anlatılan kişiler tamamen hayal ürünüdür. Biri hariç…"

ALINTILAR:




Yalnız biri için yalnızlık zor değildir. Ama Dünya yalnızlık için doğru bir yer hiç değildir.


Benim de kitaplarım var. Okuduklarım, yazdıklarım, okuyacaklarım. Onlar beni terk etmez ki.




Özgürlük , çok ses arasında vicdanın sesine kulak vermektir.





Unutamıyorum, dedi kalp.
Mantık cevap verdi:
''O kadar büyüksün ki çıkış yolunu bulup yol gösteremiyorum sana!''





Hasret değildir insanı yakan. Ateş, aşktan gelir. Hasret olmasaydı eğer çoktan kül olurdun be adam! Hasret, nefestir. Ağlarken duyulan sestir. 




Odadaki yegane ses yanan sigaranın çatırtısı. Sessizlik nasıl da çürütür adamı! Ve nasıl olur da çıldırmıyor insan? 
Üzerinde durmayacağım.



Çekiliş sonuçları bayram bitiminden bir gün sonra yani 08.10.2014 Çarşamba günü sonlanacak, sonuçlar 09.10.2014 Perşembe günü açıklanacaktır. :)
Buradan katılabilirsiniz...