16 Ekim 2014 Perşembe

#okuduklarım16: Martin Eden/Jack London

Merhaba!
İlk olarak şuna değinmek istiyorum. Kitabı elime almadan önce, okuyanlarda gördüğüm kadarıyla, acaba kitabın ismi mi Martin Eden, yoksa yazarının ismi mi diye düşünmedim değil... Neyse ki kitabı elime alınca geçti bu merakım. Meğer kitabın ismi Martin Eden imiş :) Buradan anlamış olacağınızı sanıyorum ki ilk kez Jack London'ın, bir kitabı okumuş bulunuyorum.

Kitapta -arka kapakta da yazdığı gibi- bir gemi işçisinin yazar olma çabası, tutkulu, aşık, kalıplaşmış düşüncelere karşı duran, sorgulayan, inanan ve idealleri uğruna, çıkarına olmasa da düşündüklerini cesurca ifade eden gemi işçisi Martin Eden anlatılır.

Aslına bakarsak sevdim Martin Eden'ı.  En çokta düşüncelerini dürüstçe ifade edebiliyor olması beni etkiledi. Aynı zamanda bu kitap, yazarın hayatından izler taşıyan otobiyografimsi bir kitap. Tabii ki böyle olunca, okuyucuda etkisi daha bir farklı oluyor. Gayet akıcı, güzel ve okumaya değer bir kitap. Bence okumalı ve okutmalısınız... 



Martin Eden ve sonu için Jack London'un söyledikleri;
   "Martin Eden için neden biraz üzülmeyeyim? Martin Eden bendim. Martin Eden bir bireyci idi, bense bir Sosyalist. İşte bu nedenden ben yaşamaya devam ediyorum ve işte bu nedenden Martin Eden öldü. ... Bu kitap bireyciliğe bir saldırıdır. Martin Eden, başkalarının ihtiyaçlarının farkına varmayan aşırı bir bireycidir. Hayalleri kaybolduğunda, uğrunda yaşayacağı hiçbir şey kalmaz."

Martin Eden için daha ne söylemeli ki... Sadece okuyun, seveceksiniz. Bir daha ki postta görüşünceye dek kendinize iyi bakın :)
Sevgiler!