herpazarbiryazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
herpazarbiryazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2015 Pazar

HerPazarBirYazar #28: Yaşar Kemal

yaşar kemal
1922’de Osmaniye’nin Hemite köyünde doğdu. Asıl ismi “Kemal Sadık Göğceli” dir. 5 yaşında kan davası yüzünden babasını yitirdi. Bir kaza sonucu sağ gözünü kaybetti.

İlköğrenimini Adana Kadirli’de yaptı. Yazmaya ortaokul sıralarında şiirle başladı. Şiirleri Adana Halkevi’nin yayını olan “Görüşler Dergisi”nde yayınlandı.

Ortaokul son sınıfta okulu bırakmak zorunda kaldı. Irgatlık, amelebaşılık, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu yaptı. Şiirleri, Ülke, Kovan, Millet, Beşpınar gibi dergilerde yayınlandı.

1950’de komünizm propagandası suçlamasıyla tutuklandı. 1951’de cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul'a yerleşti. Cumhuriyet Gazetesi’nde fıkra-röportaj yazarlığı yapmaya başladı. 1962’de Türkiye İşçi Partisi Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. 1963’ten sonra gazeteciliği bırakıp kendini tümüyle
kitaplarına verdi.

1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı, 1973-1974’te genel başkanlığını yaptı. 1952’de ilk kitabı “Sarı Sıcak” yayınlandı. Bu bir öykü kitabıydı. İlk romanı “İnce Memed” 1955’te yayınlandı. 1955-1984 arasında öykü, roman, röportaj ve makalelerden oluşan 33 kitabı çıktı.
Yaşar Kemal, Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır.

28 Şubat 2015 tarihinde organ yetmezliği sebebiyle yoğun bakımda olduğu hastanede vefat etmiştir.


ESERLERİ:

Roman: 
*Teneke
*Beyaz Mendil
yaşar kemal*İnce Memed I
*İnce Memed II
*İnce Memed III
*İnce Memed IV
*Namus Düşmanı
*Ala Geyik
*Ölüm Tarlası
*Yılanı Öldürseler
*Ortadirek
*Demirciler Çarşısı Cinayeti
*Yumurcuk Kuşu (Kimsecik I)
*Kale Kapısı (Kimsecik II)
*Kanın Sesi (Kimsecik  III)
*Yer Demir Gök Bakır
*Üç Anadolu Efsanesi
*Ölmez Otu
*Ağrı Dağı Efsanesi
*Çakırcalı Efe
*Yusufçuk Yusuf
*Al Gözüm Seyreyle Salih
*Kuşlar da Gitti
*Deniz Küstü
*Hüyükteki Nar Ağacı
*Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana (Bir Ada Hikayesi I)
*Karıncanın Su İçtiği (Bir Ada Hikayesi II)
*Tanyeri Horozları (Bir Ada Hikayesi III)
*Çıplak Deniz Çıplak Ada (Bir Ada Hikayesi IV)
*Tek Kanatlı Bir Kuş

Öykü:
*Sarı Sıcak

BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ: 

Yaşar Kemal'i geçtiğimiz ayın son gününde kaybetmiştik. Ben daha kitaplarıyla tanışamadım. Şimdi hayatını incelediğimde ne kadar çok eseri olduğunu gördüm. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazarmış. Bir Yaşar Kemal kitabı okusam diyorum fakat o kadar çok eseri var ki hangisini okusam bilemiyorum. Sizin tavsiyede bulunabileceğiniz kitapları varsa öğrenmek isterim :) Keyifli pazarlar diliyorum hepinize.

Sevgiler!

15 Şubat 2015 Pazar

HerPazarBirYazar #27: Sylvia Plath

Sylvia Plath 1932'de Massachusetts'de, Alman bir baba ve Amerikalı bir anneden dünyaya geldi. Babası Otto Emile Plath, Almanya'dan Boston Üniversitesi'ne gelmiş bir Alman zooloji profesörüydü. Sylvia henüz 8 yaşındayken babası Otto rahatsızlanarak öldü. Hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozulukla yaşamak zorunda kalan Sylvia için bu olay bir dönüm noktası oldu. İlk şiiri 1940 yılında, 8 yaşındayken yayımlandı.

Plath, kazandığı Fulbright bursuyla Cambridge Üniversitesi'ne gitti. Şiirleri öğrenci gazetesi olan Varsiry'de yayınlanıyordu. Okulda eğitimine devam ederken geçirdiği ağır depresyon neticesinden intihara teşebbüs etti.

1956 yılında daha sonra eşi olacak olan ingiliz şair Ted Hughes ile tanıştı. Evlendikten sonra eşi ile birlikte Boston'da yaşamaya başladı. Sylvia hamile kaldıktan kısa bir süre sonra eşi ile birlikte Londra'ya yerleşti.

1963 yılında ''Victoria Lucas'' takma adıyla tek romanı olan Sırça Fanus'u yayınlandı. Roman ancak ölümünden sonra gerçek adıyla yayınlandı. Üniversitede yaşadığı bunalımlı günleri yarı otobiyografik bir dille anlattığı romanında hayatındaki kişileri ve olayları detaylı olarak anlattı. Plath'ın annesi kitabın ABD'de yasaklanması için girişimde bulunsa da başarılı olamadı.

1962 yılında ilk çocuklarının doğumundan kısa bir süre sonra çiftin arası ihanet yüzünden açıldı. Yaşadıkları ve depresif kişiliği yüzünden girdiği depresyon sonucunda 11 Şubat 1963'te evinde çocuklarına süt ve kurabiye hazırladıktan sonra kafasını fırının içine sokarak intihar etti. İntiharı yüzünden eşi Ted Hughes eleştirilere maruz kaldı.

11 yaşından beri günlük tutan Sylvia, ölümüne dek bu alışkanlığını sürdürdü. 1980 yılında, ''Sylvia Plath'in Günceleri'' adıyla yayımlandı.

ESERLERİ:

- Ariel
- Johnny Panik ve Rüyaların Kutsal Kitabı
- Sırça Fanus
- Üç Kadın
- Sylvia Plath'in Günceleri
- Suyu Geçiş

BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Çok farklı bir yaşamı var Sylvia Plath'in. Hele intiharını okuyunca ağzım açık kaldı. Yazarın tek romanı Sırça Fanus. Yaşamını okuyunca bu kitabı hiç vakit kaybetmeden okumam gerektiğini düşündüm. Umarım okurum kısa zamanda...

Sevgiler!

1 Şubat 2015 Pazar

HerPazarBirYazar #26: Buket Uzuner


Buket Uzuner, 3 Ekim 1955 Pazartesi günü Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi, Bergen Üniversitesi, Michigan Üniversitesi’nde moleküler biyoloji ve çevre bilim eğitimi aldı. Tampere Teknik Üniversitesi ve O.D.T.Ü Çevre Müh.’de araştırmacı olarak çalıştı, ders anlattı.

Kuzey Sahra Afrikası, Kuzey Amerika, Kanada ve Avrupa’da uzun tren seyahatleri yapan ve yaşayan Buket Uzuner, gezgin, araştırmacı ve öğrenci olarak hayatını yurt dışında sürdürebilmek için kazandığı üniversite burslarına ek olarak yaşadığı ülkelerde çocuk bakıcılığı, garsonluk, çevirmenlik, barmenlik ve aşçılık yaptı.
Tam zamanlı yazar olabilmek için akademik yaşamına son verince, sinema, turizm, reklam ve yabancı dil sektörlerinde çalışarak  hayatta kaldı.

Buket Uzuner, Türkiye Cumhuriyeti’nin 75. Kuruluş yılında  Türkiye üniversiteleri, basını, meslek kuruluşları ve 81 ilin valiliklerinden  oluşturulan jürinin oylarıyla ‘Cumhuriyetin 75 Başarılı Kadını’ndan biri olarak seçilmiştir.

ESERLERİ:

Hikaye:
Benim Adım Mayıs
Ayın En Çıplak Günü
Güneş Yiyen Çingene
Karayel Hüznü
Şairler Şehri
Şiirin Kızkardeşi Öykü
Yolda
Bir Yılbaşı Hikayesi

Gezi:
Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları
Şehir Romantiğinin Günlüğü
New York Seyir Defteri

Roman:
İki Yeşil Susamuru, Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri
Balık İzlerinin Sesi
Kumral Ada~Mavi Tuna
Uzun Beyaz Bulut- Gelibolu
İstanbullular
Uyumsuz Defne Kaman’ın Maceraları/SU


BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Buket Uzuner'i daha önce İki Yeşil Su Samuru, Kumral Ada-MaviTuna ve Su kitaplarıyla duymuştum. Okumayı düşünmemiş, sadece duymuştum tabii :) Okunyan varsa ne der, ne düşünür merak içindeyim. Başka bir şey demiyor, yorumlarınızı bekliyorum... :)

Sevgiler!

18 Ocak 2015 Pazar

HerPazarBirYazar #25: Elif Şafak

Elif Şafak 25 Ekim 1971 günü, babasının o sırada doktora yapmakta olduğu Strazburg'da dünyaya geldi. Babası sosyal psikolog ve akademisyen Nuri Bilgin, annesi diplomat Şafak Atayman'dır. Doğumundan kısa bir süre sonra anne ve babası ayrıldı, annesi tarafından büyütüldü. Soyadı olarak annesinin adını kullandı.

Ortaokulu annesinin görev yaptığı Madrid'de, liseyi Ankara Atatürk Anadolu Lisesi'nde tamamladıktan sonra, ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdi. Yüksek lisansını aynı üniversitede Kadın Çalışmaları Bölümünde yaptı. 

"Bektaşi ve Mevlevi Düşüncesinde Döngüsel Evren ve Kadınsılık Anlayışı" üzerine master tezinin ardından; ODTÜ Siyaset Bilimi bölümünde doktorasını tamamladı. Doktora tezi, "Türk Modernleşmesinin Kadın Prototipleri ve Marjinaliteye Tahammül Sınırları" başlığını taşıyordu. Elif Şafak'ın İslamiyet, kadın ve mistisizm hakkındaki yüksek lisans tezi Sosyal Bilimler Derneği tarafından ödüllendirildi.

2005 yılında Eyüp Can Sağlık ile Berlin'de evlenmiş, Şehrazat Zelda ve Emir Zahir adında iki çocukları vardır.



- 2000 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü'nü kazanan Mahrem romanı ile geniş okur kesimi tarafından tanındı.

- Bunu iki yıl ara ile yayımlanan Bit Palas (2002) ve İngilizce olarak yazdığı Araf (2004) adlı kitapları izledi.

- Şafak, 2004 yılında beş yazarın (Murathan Mungan, Faruk Ulay, Elif Şafak, Celil Oker, Pınar Kür) ortak kaleme aldığı bir roman projesinde yer aldı, bu roman Beşpeşe adıyla yayımlandı.

- 2005'te Med Cezir adlı kitabında kadın, kimlik, kültürel bölünme, dil ve edebiyat hakkında yazılarını bir araya getirdi. 

- 2006'da yayımlanan "Baba ve Piç" adlı romanını İngilizce olarak kaleme aldı. Türk-Ermeni ilişkilerini inceleyen bu roman nedeniyle hakkında Türklüğe hakaret ettiği gerekçesi ile dava açıldıysa da, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat etti. 

- Doğum sonrası yaşadığı depresyonu, İngilizce olarak kaleme aldığı Siyah Süt adlı otobiyografik romanda anlattı.

- 2009 yılının Mart ayında yayımlanan AŞK isimli roman, Türk edebiyat tarihinin en kısa sürede en çok satan edebi eseri ünvanına sahip olmuştur.


- 2011 yılında Doğan Kitaptan "İskender" isimli eseri piyasaya çıkmıştır. Kitabın kapak resminde, makyajla erkek haline gelen Elif Şafak'ın kendi fotoğrafı vardır.

- Mimar Sinan'ın yanında çırak olan birinin gözünden Osmanlı'yı anlattığı son romanı Ustam ve Ben 2013 yılında yayımlandı.

ESERLERİ:

* Kem Gözlere Anadolu
* Pinhan
* Şehrin Aynaları
* Mahrem
* Bit Palas
* Araf
* Beşpeşe (Murathan Mungan, Faruk Ulay, Celil Oker, Pınar Kür) 
* Med Cezir
* Baba ve Piç
* Siyah Süt
* Aşk
* Kâğıt Helva
* Firarperest
* İskender
* Şemspare
* Ustam ve Ben



BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Elif Şafak'ın Mahrem adlı kitabını bir zamanlar okumaya başlayıp, yarıda hatta başından birkaç sayfa okuduktan sonra bırakmıştım. Bir kitabı kolay kolay bırakmam ama bana ağır gelmişti sanırım. Şimdi hayatını ve eserlerini inceledim ve bir daha okumak geldi içimden...

Birçok kitabı ilgimi çekti. En çokta Beşpeşe kitabı. Beş yazarın bir araya gelerek oluşturduğu bir kitap. 
Bakalım ne zaman kısmet olacak okumak :) Şimdilik hoşçakalın.

Sevgiler!

11 Ocak 2015 Pazar

HerPazarBirYazar #24: Ece Temelkuran

1973 yılında İzmir’de doğan gazeteci yazar Ece Temelkuran, 1991 yılında Bornova Anadolu Lisesi’ni, 1995 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1993 yılında Cumhuriyet gazetesinde gazeteciliğe başladı. İlk yazıları Patika dergisinde yayımlandı.

Kadın hareketi, siyasi tutuklu ve hükümlüler, Güneydoğu sorunu üzerine çalıştı, röportajlar yaptı. Almanya’da kadın hareketi üzerine bir araştırma yaptı. Ardından avukatlık ruhsatnamesini aldı ancak bu mesleği henüz icra etmedi.

Yurtiçinde ve dışında çeşitli dergilerde yazılar yazdı, CNN Türk’te muhabirlik yaptı. Dünya Sosyal Forum’unu izlemek için 2003′te Brezilya’ya, 2004′te Hindistan’a gitti. Venezüella’daki sosyalist devrimini ve Arjantin’de ekonomik krizden sonra oluşan halk hareketini inceledi. Bu harekete ilişkin yazıları “Buenos Aires’te Son Tango” adı altında yazı dizisi olarak Milliyet’te yayınlandı.

Milliyet gazetesinde “Kıyıdan” adlı köşesinde yazdı. Habertürk TV’de yayınlanan “Kıyıdan” adlı programı hazırlayıp sunan Temelkuran, Habertürk gazetesinde “Kıyıdan” adlı köşesinde yazdı. Bugüne kadar Nawaat, New Left Review, Le Monde Diplomatique, Global Voices Advocacy, Al Akhbar, New Statesman ve Guardian’da makaleleri yayımlandı.


ESERLERİ:

Şiir: Bütün Kadınların Kafası Karışıktır, İç Kitabı, Kıyı Kitabı, 
Deneme: Dışarıdan Kıyıdan Konuşmalar, İçeriden Kıyıdan Konuşmalar, İkinci Yarısı, Kayda Geçsin
Siyaset: Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita!, Oğlum Kızım Devletim-Evlerden Sokaklara Tutuklu Anneleri, Ne Anlatayım Ben Sana!, Ağrı'nın Derinliği, 
Roman: Muz Sesleri, Düğümlere Üfleyen Kadınlar

BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Fark ettim de ben hep erkek yazarlardan kitaplar okuyorum. Aslında bilerek değilde öyle denk geliyor :) Geçen gün Dr.Coffe blogunda Ece Temelkuran'dan bahsetmiş. Bende merak edip inceledim. Yeni kadın yazarlar keşfetme kararı aldım sonrasında. 
Beğenerek kitaplarını okuduğunuz kadın yazarlar var mı? Türk ya da Yabancı fark etmez. Gelecek haftalarda blogumda onlardan da bahsetmek isterim... Yorumlarınızı merakla bekliyorum :)

Sevgiler!

4 Ocak 2015 Pazar

HerPazarBirYazar #23: İhsan Oktay Anar




İhsan Oktay Anar, 1960 yılında Yozgat'ta dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İzmir'de tamamladı. Lisans, master ve doktora öğrenimini Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde yaptı.  Aynı okuldan 2011 yılında, öğretim üyeliğinden emekli olmuştur.





ESERLERİ:

- Puslu Kıtalar Atlası
- Kitab-ül Hiyel
- Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri
- Amat
- Suskunlar
- Yedinci Gün
- Galîz Kahraman


BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Puslu Kıtalar Atlası kitabıyla tanınan bir yazar İhsan Oktay Anar. Benimde kitapları arasında en merak ettiğim kitabı. Ama daha okuyamadım. Tüm kitapları ilgimi çekti aslında. Böyle çok merak ettiğim ve bir kitabını okuyup, 'artık diğer kitaplarını okusam da olur' dediğim yazarlar olmuştu. Umarım öyle olmaz... Siz neler düşünüyorsunuz?

Sevgiler! :)

28 Aralık 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #22: Hasan Ali Toptaş

1958 yılında Denizli’nin Çal ilçesinin Baklan kasabasında doğdu. Çocukluk yılları bu kasabada geçti.

Küçük yaşlarda, şoförlük yapan babasına dolmuş muavinliği yaparak yardımcı olmaya çalıştı.
Annesi hiç okula gidememiş bir ev hanımıdır.

Liseyi Çal’da bitirdi ve Uşak Meslek Yüksek Okulu’na girdi.

1980 öncesinin anarşi ortamında okula ancak bir yıl devam edebildi ve öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Askerlik hizmetini tamamlayarak 1981’de memurluk sınavına girdi ve Çivril Vergi Dairesinde veznedar olarak çalışmaya başladı.

1985’te Maliye Bakanlığının iki yıllık kurs sınavını kazanarak mesleki öğrenim görmek üzere Ankara’ya gitti. 1988’de, Maliye Bakanlığı’nın kursunu bitirip Sincan Vergi Dairesi’nde icra memuru olarak yeniden göreve başladı ve halen bu görevini sürdürmektedir.

ESERLERİ:

Öykü: Bir Gülüşün Kimliği, Yoklar Fısıltısı, Ölü Zamanlar Gezginleri
Roman: Sonsuzluğa Nokta, Gölgesizler, Kayıp Hayaller Kitabı, Bin Hüzünlü Haz, Uykuların Doğusu, Heba
Deneme: Harfler ve Notalar
Çocuk Romanı: Ben Bir Gürgen Dalıyım


BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Hasan Ali Toptaş'ın eserlerini o kadar merak etmeme rağmen halen okuma fırsatı bulabilmiş değilim. Okumamış olduğuma üzülüyorum. En merak ettiğim kitapları Gölgesizler ve Bin Hüzünlü Yaz... Bakalım ne zaman kısmet olacak okumak...

Sevgiler!

7 Aralık 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #21: Stefan Zweig

      Stefan Zweig, 28 Kasım 1881 tarihinde Avusturya- Viyana da dünyaya gelmiştir. Varlıklı bir ailede büyüyen Zweig, henüz küçük yaşta ciddi bir eğitim ile yetiştirilmiştir. İngilizce, Latince, Yunanca, Fransızca gibi dilleri konuşabilen Zweig, henüz lise çağlarından şiir yazmaya başlamıştır. Zweig için bu ilk gençliğinde, Alman şair Rilke’nin önemi çok büyüktür.

        Zweig’'ın kitapları 1933 yılında Nazi zulmüne uğrayan yapıtlar arasındadır. O yıllarda Nazilerin özellikler Yahudi kitaplarını toplatarak yakmaları ve Zweig’ın da Yahudi kökenli olması neticesinde evi basılmıştır. Daha sonra, ülkesini terk etmiştir. Ülkesini terke eden Zweig, Londra’ya yerleşir.

       1939 yılında “Kalbin Sabırsızlığı” adlı romanını yayımlayan Zweig, ilk evliliğini sonlandırmıştır. Daha sonra başka bir evlilik yapan Zweig, bir yandan da İngiliz vatandaşlığına geçmiştir. İngiltere’de bir süre yaşadıktan sonra Brezilya’ya yerleşir.

Burada çeşitli eserler kaleme alan Zweig, karısı ile birlikte 22 Şubat 1942 tarihinde intihar etmiştir.

-Stefan Zweig, ölmeden önce yazdığı mektupta intihar nedeni olarak; Hitlerin yarattığı kaosun ve faşist düzenin kalıcı olacağına inanması ve bu inançtan dolayı bir büyük bir umutsuzluk, karamsarlık hissettiğini dile getirmiştir.

ESERLERİ:

*Bir Kadının Yirmi Dört Saati
*Karışık Duygular
*Yarının Tarihi
*Satranç
*Dünün Dünyası
*Tehlikeli Merhamet
*Günlükler
*Bir Kadının 24 Saat ve Bir Yüreğinin Ölümü
*Ruh Yoluyla Tedavi
*Freud ve Öğretisi
...



BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Stefan Zweig'in hiçbir kitabını okumadım daha. Fırsat olmamıştı. Ama yeni verdiğim kitap siparişindeki kitaplar arasında, Zweig'in bir kitabı da var. Yazar çok farklı bir hayat yaşamış ve intihar ederek hayata veda etmiş... Yazarın kalemini de çok merak ediyorum.
Sizin bana okuyup da, önermek istediğiniz bir kitabı var mı? Yorumlarınızı bekliyorum...

Sevgiler!

30 Kasım 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #20: Harper Lee

28 Nisan 1926'da Alabama da doğdu. Huntington Koleji ve ardından da Alabama Üniversitesi’nde okuyan Harper Lee, Eastern Air Lines’ta çalışırken kısa öyküler yazmaya başladı. Ancak onu asıl ününe kavuşturan 1960 yılında yazmış olduğu Bülbülü Öldürmek adlı romanıdır. Bülbülü Öldürmek ile büyük başarı yakalamış olan Harper Lee, başka bir roman yazmamıştır.

Harper Lee’nin tek romanı olma özelliği taşıyan Bülbülü Öldürmek hem edebiyat alanında hem de sinema alanında büyük başarılar elde etti. İlk olarak 1961 yılında Pulitzer Edebiyat Ödülü’nün sahibi oldu. 1962’de beyazperdeye aktarılan Bülbülü Öldürmek 3 adet Oscar Ödülü’nü kazanarak sinemada da büyük etki yaratmış oldu.
Harper Lee televizyonlardan uzak yaşıyor ve röportaj dahi vermiyor.

ESERLERİ:

- Bülbülü Öldürmek

BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Bülbülü Öldürmek kitabını çoğu kişide gördüm. Konusuyla olsun, yapılan yorumlarla olsun benim ilgimi çekti. Yazarın tek romanı. Kitap çok seviliyor ve yazarın başka kitaplar yazmamış olması da ilginç. Okumak istiyorum, mutlaka... Hem beyaz perdeye de aktarılmış. Kitabını okuduktan sonra bir de filmini izleriz. Tamamdır :)
Düşüncelerinizi merak ediyorum...

Sevgiler!

23 Kasım 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #19: Cahit Zarifoğlu

Cahit Zarifoğlu, 1940’da Ankara’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Öğrencilik yıllarında sırasıyla ilkokullarda öğretmen vekilliği, çeşitli gazete ve haftalık dergilerde musahhih ve teknik sekreterlik, bazı özel şirketlerde tercümanlık, muhasebe yardımcılığı yaptı. Askerliğinin kıta hizmetini Sarıkamış Dağcı Alayı’nda ve 1974 Kıbrıs Harekâtı’nı müteakip Kıbrıs’ta ikmal etti.

Goethe Enstitüsü’nün dil kurslarına katılmak üzere iki defa Almanya’ya gitti. Bu sırada belli başlı Avrupa ülkelerini ve kültürlerini tanıdı.


1975’de Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nda mütercim olarak çalışmaya başladı. Bir grup arkadaşıyla “Mavera” dergisinin kuruluşunda ve yayınında görev aldı.

1976’da TRT Genel Müdür Mütercim Sekreteri görevine atandı. Aynı kurumun değişik ünitelerinde raportör, araştırma görevlisi, uzman ve şef olarak çalıştı. İstanbul Radyosu’nda denetçi olarak görev yaptığı sırada 7 Haziran 1987’de vefat etti. Her sene 7 Haziran'da sevenleri tarafından mezarı başında anılır.

ESERLERİ:

Şiir: İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam, Menziller, Korku ve Yakarış, Gülücük, Ağaç Okul
Masal ve Romanlar: İns, Serçekuş, Ağaçkakanlar, Katıraslan, Yürek Dede ile Padişah, Savaş Ritmleri, Motorlu Kuş
Günlük: Yaşamak
Denemeler: Bir Değirmendir Bu Dünya, Zengin Hayaller Peşinde

BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Cahit Zarifoğlu'nu ''Yedi Güzel Adam'' adlı kitabıyla biliyorum. Fakat kitabını daha okumadım. En kısa zamanda alıp okumak gibi bir düşüncem var. Başka hangi kitaplarını tavsiye edersiniz? Yorumlarınızı merakla bekliyorum ^_^

Sevgiler!

16 Kasım 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #18: A. Ali Ural

1959'da Samsun Ladik'te doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Ankara'da tamamladı. İlk şiiri Mavera Dergisi'nde çıktı. Yükseköğreniminin ardından bir süre editörlük yaptıktan sonra Şûle Yayınları'nı kurdu.

1989'da Merdiven Sanat isimli aylık bir sanat dergisi çıkardı. 24 sayı çıkan bu derginin yanı sıra Kitaphaber isimli iki aylık bir kitap-kültür dergisi yayınladı.

Yayın yönetmenliğini de yaptığı bu dergilerde şiir, öykü ve makalelerini yayınladı. Ural'ın yayınlayıp yönettiği dergiler arasında bir şiir ve poetika dergisi olan Merdivenşiir de bulunuyor.

2006-2012 yılları arasında Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul şube başkanlığını yapmış olan A. Ali Ural, bir dönem de Şehir Tiyatroları Repertuar Kurulu üyeliğinde bulundu. İstanbul Uluslararası Şiir Festivali Yürütme Kurulu üyesi olan Ural, “Ejderha ve Kelebek” adlı eseriyle, Türkiye Yazarlar Birliği'nin 2010 Deneme Ödülü'nü aldı.

Üniversitelerde “Yaratıcı Yazarlık”, “Yazılı ve Sözlü Anlatım” ve “Türk Dili” dersleri veren A. Ali Ural, 2012 yılının Şubat ayında birinci sayısı çıkan ve edebiyat ağırlıklı bir sanat dergisi olan Karabatak' ın yayın yönetmenliğini yapıyor. Ural, “Gizli Buzlanma” adlı şiir kitabıyla 2013’te Türkiye Yazarlar Birliği’nin “Yılın Şiir Kitabı” ödülünü aldı.

ESERLERİ:

Şiir:
Körün Parmak Uçları
Kuduz Aşısı
Gizli Buzlanma

Hikâye:
Yangın Merdiveni
Fener Bekçisinin Rüyaları

Deneme:
Posta Kutusundaki Mızıka
Makyaj Yapan Ölüler
Resimde Görünmeyen
Güneşimin Önünden Çekil
Satranç Oynayan Derviş
Tek Kelimelik Sözlük
Ejderha ve Kelebek
Bostancı Bahane


BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Benim yine okumadığım yazarlar arasında Ali Ural. İsmini en çok Posta Kutusundaki Mızıka kitabıyla duymuştum. Kitap açıklaması çok hoşuma gitti. İnşallah bu kitabıyla başlamak istiyorum okumaya. Sizin düşüncelerinizi de merak ediyorum :)

Sevgiler!

9 Kasım 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #17: Kahraman Tazeoğlu

Ay’a ilk ayak basıldığı yılın 10 Ağustos’unda doğdu. İstanbul’un çileli ve kesmekeşli ortamında, o şehirde bir ömür harcayacağını bilmeden hep “düşünen” bir çocuk olarak büyüdü. Cevizli semtinde, bir dere kenarında oynarken, mahallenin delisi kovalayınca “korkuyla” tanıştı.

Ailesi İstanbul’un mutena semtlerinden Fenerbahçe’ye taşınınca daha az korkmaya ve Fenerbahçeli olmaya basladı. 6 yasinda ilk kez bir maça gitti ve en sevdigi Fenerbahçe şapkasını çaldırdı. (Bugün bile o şapka için üzülür). 7 kardeşin 2 numaralı olanıydı ve ilerde bir mahalle takımında 2 numaralı formayı giyerek maçlara çıkacağını bilmiyordu.

Ablası okula başlayınca çok kıskandı ve saçını çekti. Bir yıl sonra ise okulunun ilk gününde annesi onu sınıfına sokmayı zor başardı... O gün çok ağlamıştı.
Arkadaşları teneffüslerde çesitli oyunlar oynarken, o hep “düşünüyordu”...

İlkokul bittiğinde bir korku filmi senaryosu yazdığını iddia ederek arkadaşlarına kendini güldürdü. Daha sonra sinema ile sadece “seyirci” olarak ilgilendi. O hep bir sinema tutkunu olarak yaşayacaktı; çünkü siirle daha tanışmamıştı.

12 Eylül ihtilalinde ortaokula başlayacaktı ve tek başına belediye otobüsüne binmeyi öğrenecekti. Daha sonra yağ, tüp, şeker ve gaz kuyruklarında beklemeyi ve soğuklarda üşürken ağlamamayı...

Mahallede her kırılan camdan Tazeoğlu kardeşler sorumlu tutulmaya başlanınca, baba Hayati Tazeoğlu ani bir göç harekatıyla tüm aileyi yeniden Cevizli’ye taşıma kararı aldı. Buna en içerleyense küçük Kahraman oldu. Geride bıraktığı mahalle arkadaşlarını bir gün yeniden görebilmek ümidiyle yanıp tutuşurken birden ilk defa yaşayacağı bir duyguyla karşılaştı. Karşı komsunun kızına aşık olmuştu. Mutluluğu, acıyı, hüznü ve ağlamayı yeniden keşfetti. Bütün bunların toplamının ona şiiri öğreteceğini bilmiyordu. Ablasının yazdığı şiirlerle dalga geçerken hatta “şiir de neymiş; saçmalık” diye iddia ederken gece gündüz şiir yazmaya başladı. Sonunda o terk edildi ama şiir onu terk etmedi. Yine aşık oldu, yine terk edildi, yine şiirler yazdı.

Matematiği gereksiz bir ders olarak gördüğü için, hocaları da onu gereksiz bir öğrenci olarak gördü. Uzun bir süre ara vereceği eğitimini daha sonra bin pişman olarak devam ettirecekti. Bu arada ailesi “eti senin kemiği benim” diyerek onu bir kuaföre çırak olarak verdi. 10 yıl sürecek bu macera özel radyoların açılmasiyla sona erecekti.

Bir yaz gecesi arkadaşının evinde balkon sohbeti yaparken arkadaşının annesi uykusundan uyandı ve “oğlum kapatın şu radyoyu da yatın artık” dedi. Halbuki radyo kapalıydı ve konuşan 19 yaşındaki genç Kahraman’dı...

Çocukluğundan beri özendigi spikerlik hayali daha da derinleserek artmaya baslamisti. Annesi bebekliğinde çok ağladığı zamanlarda onu radyonun yanına yatırır ve susmasını sağlardı. Çok çocuğa bakmakla yükümlü olan bir annenin bulduğu bu çözüm ilerde küçük Kahraman’ı radyocu yapacaktı.

Derken; günlerden bir gün, Türkiye’de ilk özel radyolar açılmaya başladı ve mesleğinde çok önemli bir yere gelmiş olan genç Kahraman, bu işe sevdalandı. Artık o radyocu olabilmek için yıllarını verdiği mesleğini bırakabilirdi. Sıkı bir radyo takipçisi olan genç Kahraman, “Gecenin Serserisi”ni dinleyerek hatta yayın yaptığı radyoya kadar gidip kendisiyle tanışarak hayatında ilk kez bir radyo stüdyosu gördü. Bununla da kalmayıp Orhan Çetin tarafindan programa konuk edildi, şiirler okudu. Gelen olumlu tepkiler kendisini yüreklendirdi ve o gün radyocu olmaya karar verdi. Mesleğini zirvedeyken bırakarak, yayın hayatına yeni “merhaba” diyen Kadıköy FM’de yayına başladı. Sonraki rüzgarlar onu baska radyolara sürükledi ve son durağı en sevdiği ve mutlu olduğu Radyo 7 oldu.

Şimdi Mavi Ada diye bir yerden şiirler seslendirerek gece bunalım oranını yükseltme çalışmalarını sürdürüyor. Kahraman Tazeoğlu’nun “Seni İçimden Terk Ediyorum” “Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi” adli iki şiir kitabı var. Bu kitaplara bir de “Araz” adlı bir romanını ekledi. “Mavi Ada Mektupları” ve “Tutsak Mektuplar” adli iki derlemesini de listeye ekleyerek 5 kitaba ulaştığını söylersek geriye sadece asağıdaki notu düşmek kalır...

Not: Ablası artık şiir yazmıyor.

Kahraman Tazeoğlu'nun hayatı çok farklı bir şekilde anlatılmış. Fakat kim anlatmış bilemiyorum. Sizinle de paylaşmak istedim... Okumadan geçmeyin! :)

ESERLERİ:

  • Yaralı
  • Bukre
  • Bambaşka
  • Araz
  • Kıyısızlar
  • Söz
  • Kayıp Yüzyılın Prensesi
  • Kayıp Yüzyılın Prensesi Oylum
  • Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi
  • Susacak Var
  • Mavi Ev
  • Seni İçinden Terk Ediyorum
  • Eyvallah


BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Kahraman Tazeoğlu hiç okumadım nedense. Fakat sözlerini beğeniyorum. Kitaplarını okuyanların bazıları, fazla aşk içerdiğini söylüyor. Bende pek okumak taraftarı olamıyorum bu nedenle. Kahraman Tazeoğlu'nu çok sevenlerde var. Sizce okusam mı? :)

Keyifli pazarlar diliyorum.
Sevgiler!

2 Kasım 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #16: Reşat Nuri Güntekin

    Reşat Nuri Güntekin, 25 kasım 1889’da doğmuştur. Annesi Kars valisi Yaver Paşa’nın kızı Lütfiye Hanım, babası askeri tabip Nuri Bey’dir.
Kazandığı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini 1912 yılında bitirmiştir ve hemen 1 yıl sonra Bursa’da öğretmenliğe başlamıştır. Türkiye’de bir çok okulda görevini sürdürmüştür. Güntekin roman, öykü, oyun yazarıdır.

    Ek olarak Paris’te Kültür Ateşeliği, Çanakkale milletvekilliği ve milli eğitimde müfettişlik yapmıştır. Eseri Çalıkuşu’nun 1922 senesinde Vakit gazetesinde yayınlanmasıyla şöhret kazanmıştır. Eserlerinde genelde Anadolu’yu anlatır, taşradaki sorunları ve bu konulardaki kendi görüşünü yansıtır.


    Reşat Nuri Güntekin kanser tedavisi için gittiği Londra’da 1956 yılında hayata gözlerini yummuştur.
Naaşı Karacaahmet mezarlığında toprağa verilmiştir.
Ölümünden sonra bütün eserleri eşi tarafından tekrar bastırılmıştır. Büyükada’da yaşamıştır ve Madem Mahallesindeki evi sevenleri tarafından sık sık ziyaret edilmektedir.

ESERLERİ:

Roman: Çalıkuşu, Gizli El, Dudaktan Kalbe, Damga, Gökyüzü, Ateş Gecesi, Yeşil Gece, Bir Kadın Düşmanı, Acımak, Yaprak Dökümü, Kızılcık Dalları, Gökyüzü, Eski Hastalık, Ateş Gecesi, Değirmen, Miskinler Tekkesi, Harabelerin Çiçeği, Sönmüş Yıldızlar, Kan Davası, Son Sığınak, Kavak Yelleri
Hikaye: Sönmüş Yıldızlar, Olağan İşler, Leyla ile Mecnun, Tanrı Misafiri
Gezi Yazısı: Anadolu Notları



BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:
Reşat Nuri Güntekin'le daha tanışmadım. Güz Okuma Şenliği kapsamında tanışma fırsatı yakalayacağım inşallah. Şenlikte Dudaktan Kalbe ve Acımak kitaplarını okumayı düşünüyorum. Dudaktan Kalbe kitabının dizisi çekilmiş ve Çalıkuşu, Yaprak Dökümü, Kavak Yelleri de öyle...   Siz eğer okuduysanız, hangi kitaplarını tavsiye ederdiniz? Yorumlarınızı bekliyorum...

Sevgiler!

19 Ekim 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #15: Suzanne Collins


Suzanne Collins, 10 Ağustos 1962 yılında Hartford, Connecticut'de doğdu.
Vietnam Savaşı'nda Hava Kuvvetlerinde görev yapmış bir subayın kızıdır. Bir askerin kızı olarak kendisi ve ailesi sürekli olarak taşınmışlardır. Çocukluğu Amerika'nın doğusunda geçmiştir.

Alabama Güzel Sanatlar Fakültesine, Tiyatro Sanatları uzmanı olduğu liseye katıldı. Indiana Üniversitesinden Drama ve İletişim dallarında çift anadal yaparak mezun oldu.
Suzanne Collins Newton, Connecticut'de kocası, iki çocuğu ve 2 kedisiyle beraber yaşamaktadır.

ESERLERİ:

Yer Altı Günlükleri Serisi
1.Gregor ve Gri Kehanet
2.Gregor ve Felaket Kehaneti
3.Gregor ve Kan Kehaneti
4.Gregor ve Sır Kehaneti
5.Gregor ve Zaman Kehaneti

Açlık Oyunları Serisi
1.Açlık Oyunları
2.Ateşi Yakalamak
3.Alaycı Kuş

Diğer Kitapları
Fire proof:Shelby Wood
When Charlie Mcbutton lost power


BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:
Suzannes Collins'le tanışmam Açlık Oyunları ile olmuştu. Çok kısa sürede ve heyecanla okumuştum bu kitabını. Yalnız seriyi tamamlamak nasip olmadı... 
Bir ara Yer Altı Günlükleri serisini almayı düşünmüştüm, yapılan yorumlara bakıp vazgeçmiştim. Fakat hala aklımda bu seri. Okuduysanız eğer sizce nasıl kitaplar? Tavsiye eder misiniz? 
Suzanne Collins'in kalemini seviyorum. Açlık Oyunları serisini de tamamlamayı düşünüyorum. Okuyabilirsem yorumlarımı da paylaşırım yine. :)

Şimdilik hoşçakalın.
Sevgiler!

12 Ekim 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #14: Cemal Süreya


      Asıl adı Cemalettin Seber olan Cemal Süreya, 1931 yılında Erzincan'da doğdu. Babası Hüseyin Seber, annesi ise Gülbeyaz Seber'dir. 6 yaşında ailesiyle beraber Erzincan'dan ayrılarak Bilecik'e yerleşti. İlkokula, Bilecik'te başladı ve İstanbul'da devam etti.
Lise öğrenimini Haydarpaşa Lisesi'nde yaptı. Yükseköğrenimini ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde tamamladı.

      Üniversiteden mezun olduktan sonra Maliye Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Orta Doğu İktisat Bankası ve Türk Dil Kurumu'nda çalıştı.

      Annesini küçük yaşta kaybeden Cemal Süreya, edebiyata yönelişi ile ilgili şunları söyler: "Belki beni edebiyata götüren bir sürü neden vardır. Ama bir keskin neden ararsam bunu annemde bulduğumu söyleyebilirim."

     

     Cemal Süreya'nın okuma tutkusu çocukluğunda başlamıştı. O günleri şöyle anlatıyor: "Bizim çocukluğumuzda her kitabı bulamazdık. Bunun için elime ne geldiyse okudum. Hatta sokakta kese kağıdı ve gazete bulurduk, içinde roman varsa okurduk."

     Dostoyevski'nin yazarlık kariyerinde önemli bir etkisi oldu: "Benim edebiyatla ilgili olarak ikinci bir doğum tarihim var: 1943. Dostoveyski'yi okudum ve ondan sonra hiç huzur kalmadı bende."

Cemal Süreya, şiir ve yazılarını çeşitli dergilerde ve gazetelerde yayınladı. 1990 yılında vefat etti.



ESERLERİ:

Şiir: Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Güz Bitiği, Sıcak Nal, Sevda Sözleri
Mektup: Onüç Günün Mektupları, Çocuk Kitabı, Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi
Deneme/Eleştiri: Şapkam Dolu Çiçekle, Günübirlik, 99 Yüz, Uzat Saçlarını Frigya, Papirüsten Başyazılar






28 Eylül 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #13: Sinan Akyüz

1972 yılında Iğdır da doğdu. Orta ve lise eğitimini çeşitli okullarda tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu.

Yirmi üç yaşında gazeteciliğe başladı. Gazeteciliğin hemen hemen her kademesinde çalışan Akyüz, daha sonra gazeteciliğe ara verip Almanya'ya gitti. Bir müddet sonra İstanbul'a geri döndü.

Sabah Gazetesi'nin dergi grubunda çalışmaya başladığı 1996 yılında, fotoğrafla tanıştı. Birçok yayın organına moda ve portre fotoğrafları çekti.
1999 yılında Sabah Gazetesi'nin haftasonu eklerinde çalışmaya başladı. 2001 yılında, fotoğrafçılık mesleğine ara verdi.

Kitap yazmaya ağırlık veren Akyüz, halen Sabah Gazetesi'nde yazmaya devam ediyor.

ESERLERİ:

Deneme: Etekli İktidar
Öykü: Bana Sırtını Dönme
Roman: İki Kişilik Yalnızlık, Yatağımdaki Yabancı, Sevmek Zorunda Değilsin Beni, Aşk Meclisi, Piruze: Şamda Bir Türk Gelin, İncir Kuşları, Şahika Feraye, Piruze ve Oğulları


BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Daha Sinan Akyüz'ün hiçbir kitabını okumadım. Fakat kitapları arasında en merak ettiklerim; Piruze:Şamda Bir Türk Gelin ve İncir Kuşları. 
Bu iki kitap için yapılan yorumları incelemiştim. İkisi de seviliyor. Benimde merakım arttı tabi. 
En yakın zamanda, öncelikli olarak İncir Kuşları kitabıyla başlayacağım Sinan Akyüz'ü tanımaya. Yorumumu da buraya mutlaka yazacağım.

Okuduysanız eğer İncir Kuşları kitabı için, sizin düşünceleriniz nelerdir? Ya da diğer kitapları için?

Yorumlarınızı bekliyorum.
Sevgiler!

21 Eylül 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #12: Paulo Coelho

Paulo Coelho; yazar, söz yazarı ve köşe yazarıdır. Coelho, 24 Ağustos 1947 yılı, Brezilya doğumludur.
Pedro ve Lygia çiftinin oğludur.

İlk edebi ödülünü San Ignacio'da ilköğretim okurken katıldığı şiir yarışmasında almıştır. İkinci ödülünü ise ablası Sonia'nın ödevi olarak hazırladığı deneme yazısı ile elde etmiştir. Yazarlık geçmişi söz yazarlığı ile başlamıştır.

1979 yılında eski arkadaşı Christiana Oiticica ile karşılaştı ve bir süre sonra evlenerek Rio de Janeiro'de yaşamlarını sürdürmeye devam ettiler.
Eşi ile birlikte Paulo Coelho Enstitüsü'nü kurarak yoksul çocuk ve yaşlılara yardım etmeyi amaçlamışlardır.

1979 yılında İslami Devrim döneminden sonra İran'a düşünce paylaşımı için davet edilen ve Müslüman olmayan ilk yazardı.

1986 yılında Hristiyanların geleneksel yoluculuğuna çıktı. Bu yolculuk Batı Avrupa'dan başlayarak İspanya'da son buldu.



ESERLERİ:

  • Elif
  • Beşinci Dağ
  • Işığın Savaşçısı Elkitabı
  • On Bir Dakika 
  • Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum ve Ağladım
  • Simyacı
  • Şeytan ve Genç Kadın
  • Veronika Ölmek İstiyor
  • Zahir
  • Hac
  • Portobello Cadısı
  • Kazanan Yalnızdır
  • Brida
  • Akra'da Bulunan Elyazması
  • Aldatmak

BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Paulo Coelho'nun en sevilen kitabı olan Simyacı, Coelho'dan okuduğum ilk kitaptı. Bir abla tavsiyesi üzerine okumuş, herkes gibi bende çok sevmiştim.
Üstte de gördüğünüz gibi daha okuyabileceğim birçok kitabı var.
Çok kabarık bir okuma listem var şu sıralar... ve Coelho'nun kitaplarından bazılarını da bu listeye dahil edeceğim. :) 
Coelho'dan çok sevdiğiniz ve tavsiyede bulunabileceğiniz kitaplar var mı?
Tavsiyelerinizi bekliyorum...

Sevgiler!

14 Eylül 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #11: Hüsnü Arkan

Hüsnü Arkan 1958 yılında; İzmir'in Kınık ilçesinde doğdu. 1975 yılında Bergama Lisesi'ni bitirdi. Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Yüksek Okulu'nda üç yıl mimarlık okuduktan sonra, 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültes'inden mezun oldu.

1985'te kesinleşen cezası nedeniyle yurt dışına çıktı. Bir yıl Atina'da, beş yıl Hollanda'da, iki yıl Köln'de yaşadı. 1987 yılında, Amsterdam'da, arkadaşlarıyla Hezarfen adlı müzik grubunu kurup, Avrupa'nın birçok kentinde kendi şarkılarını seslendirdi. [...] 1993'te Türkiye'ye geri döndü.

Hüsnü Arkan, Türkiye'ye geri döndükten sonra, bir yandan da edebiyat çalışmalarını sürdürdü. İlk romanı Ölü Kelebeklerin Dansı, 1998 yılında Metis Yayınları'ndan çıktı. Romanda, küresel adaletsizlik ve mültecilik konularını işledi.

İkinci romanı, Menekşeler Atlar Oburlar'da, 12 Eylül faşizmi koşullarını, iktidar sahipliğini, bireyin iktidarla ve kaderiyle ilişkisini işledi. Bu kitap 2001 yılında, Om Yayınları'ndan çıktı.


Üçüncü kitabı Uzun Bir Yolculuğun Bittiği Yer, 2005'te Yapı Kredi Yayınları'ndan çıktı. 1914 Şark Savaşı'nı konu alan romanda, İstanbul'dan Orta Asya'ya uzanan geniş bir coğrafyada, yüz yıla yakın bir tarihi alanda, savaşın insan kaderiyle ilişkisini inceledi.

Aynı yıl, edebiyatçı Yiğit Bener ve Levent Mete'yle birlikte, ayda bir yenilenen iktidarsız.com adlı internet sitesini yayınlamaya başladı. Bu sitede yetmişe yakın makalesi yayınlandı.



Yine aynı yıl, Seyhan Kitap'tan, Hiçe Doğru adlı şiir kitabı yayımlandı.

2008 yılında, Uyku adlı romanı İthaki Yayınları'ndan çıktı. İlk kitabındaki gibi, fantastik öğelere yer verdiği bu romanda, karşı-ütopya kavramını ve siyasi alanla birey arasındaki ilişkileri eleştirdi.

Romanlarında ve şiirlerinde, genel olarak, adalet, ahlak ve bireyin kaderiyle ilişkisi temalarını ele aldı.

Hüsnü Arkan, müzik ve edebiyat çalışmalarını halen İstanbul'da sürdürmektedir.

ESERLERİ:

  • Ölü Kelebeklerin Dansı
  • Menekşeler Atlar Oburlar
  • Mino'nun Siyah Gülü
  • Uyku
  • Hiçe Doğru
  • Uzun Bir Yolculuğun Bittiği Yer
  • Hırsız ve Burjuva

BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Hüsnü Arkan'ın ilk kitabı olan Ölü Kelebeklerin Dansı kitabını okuyorum bu sıralar. Düşünceleri, hayal dünyası bana ilginç geldi. Sanıyorum diğer kitaplarını da okuyacağım. 
Hüsnü Arkan müzikle de uğraşıyormuş. Bunu da  daha yeni öğrendim. :) Müziklerini hiç dinlemedim ve artık ilk işim müziklerini dinlemek olacak... Çok beğendiğim bir şarkısı olursa sizinle de paylaşırım :)

Hüsnü Arkan kitapları okudunuz mu? Düşünceleriniz nelerdir? Fikirlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim :)

Şimdilik hoşça kalın.
Sevgiler!

7 Eylül 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #10: Hakan Günday

Hakan Günday, 29 Mayıs 1976'da Yunanistan'ın Rodos Adası'nda doğdu. İlk öğrenimini Brüksel'de tamamladı. Ankara Tevfik Fikret Lisesi'ni bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Ebedebiyat Fakültesi Fransızca Mütercim Tercümanlık Bölümü'nde üniversite eğitimine başladı.


Bir yıl sonra Universite Libre de Bruxelles'in Siyasal Bilimler bölümüne geçti. Öğrenimine Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde devam etti. İlk romanı Kinyas ve Kayra'yla edebiyat çevrelerinin ilgiyle izlediği ve kendi okur kitlesini yaratan bir yazar olan Günday'ın eserleri Doğan Kitap tarafından yayımlanmıştır.

ESERLERİ:

  • Kinyas ve Kayra
  • Zargana
  • Piç
  • Malafa
  • Azil
  • Ziyan
  • Az
  • Daha

BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Hakan Günday'ın ilk romanı olan Kinyas ve Kayra'yı daha üç gün önce bitirdim. Kitap yorumuna burdan bakabilirsiniz: Kinyas ve Kayra
Kısa sürede birçok okur kazanmış Hakan Günday Kinyas ve Kayra'yla. Fakat beni tam olarak kazanamadı bu kitapla... 
Belki diğer kitaplarıyla bu şansı yakalayabilir :)
Hakan Günday kitapları okudunuz mu hiç?
Bundan sonra hangi kitabını okuyacağım konusunda bana tavsiye de bulunur musunuz?
Hakan Günday'la ilgili başka söyleyecek bir şeyim yok sanırım...
Şimdilik hoşçakalın.

Sevgiler!

31 Ağustos 2014 Pazar

HerPazarBirYazar #9: Dan Brown


 22 Haziran 1964 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde dünyaya gelen ünlü yazar Dan Brown, Amherst Koleji ve Philips Exeter Akademisinden mezun olmuştur. Annesi ilahiyat müzisyeni, babası ise matematik profesörüdür.

Öğrencilik hayatı bittikten sonra eğitim görmüş olduğu okullarda İngiliz öğretmenliği yapan ünlü yazar Dan Brown, 1996 yılında çıkardığı ve kendisini büyük üne kavuşturan ilk kitabı ''Dijital Kale'' ile birlikte kısa süre içerisinde bütün dünyada adından söz ettirmiştir.

Yayımlanan ilk kitabının ardından Dan Brown, elektronik kitap listelerinde bir numaraya çıkmıştır. Bu kitabında yazar Ulusal Güvenlik ile sivil halk arasındaki ince ilişkiyi anlatmıştır. Yazarın ikinci kitabı olan ''İhanet Noktası'' adlı kitabının ilk basımı 2001 yılında gerçekleşmiştir. Yazar bu kitabında ahlak ve gizli teknolojiler hakkında konuları kaleme almış ve bütün dünyada büyük ses getirmiştir.

Dan Brown'un üçüncü kitabı ise ''Melekler ve Şeytanlar'' dır. Bu kitabında da Vatikan, Roma ve Cern Laboratuvarlarında geçmektedir. Bilim ve din konularını işleyen gerilim türünde bir romandır.

2004 yılında yayımlanan dördünce ve en çok ses getiren kitabı olan ''Da Vinci Şifresi'' ile ününe ün katmıştır. Bu kitabı yayımladıktan sonra özellikle Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde büyük yankı uyandırdı ve büyük tartışmaları beraberinde getirdi.


Yazar 15 Eylül 2009 tarihinde yayımlanan beşinci romanı da, mason olan dedesinden etkilenerek ''Kayıp Sembol'' kitabını kaleme almış ve bu kitabında masonluktan bahsetmiştir. Yazarın kaleme aldığı bütün kitapları büyük okuyucu kitlesine sahiptir. Yazarın kitaplarının basılmasını sabırsızlıkla bekleyen yüz binlerce kişi bulunmaktadır.

Ayrıca Dan Brown'un yazdığı kitapların bazıları beyaz perdeye aktarılmıştır. Beyaz perdeye aktarılan bu kitaplar sinema salonlarının dolmasına ve izleyici rekorları kırılmasına neden olmuştur. Yazarın kitaplarında bahsedilen şehirlerde turist akımına uğramakta ve bu şehirlere önemli maddi getiri sağlamaktadır.

Dan Brown'un merakla beklenen ve bugünlerde piyasaya çıkan son kitabı olan ''Cehennem'' in bir kısmı da İstanbulda Ayasofyada geçmektedir.Bütün kitaplarında olduğu gibi, takipçileri bu kitabını sabırsızlıkla beklemiştirler. Dan Brown bu son kitabında okuyucularını; şifreler, semboller ve gizli geçitlerden oluşan bambaşka bir dünyada yolculuğa çıkartacağı konusunda açılamada bulunmuştur.


ESERLERİ:

  • Dijital Kale
  • İhanet Noktası
  • Melekler ve Şeytanlar
  • Da Vinci Şifresi
  • Kayıp Sembol
  • Cehennem

BAYAN'IN DÜŞÜNCELERİ:

Dan Brown'un ilk kitabı olan Dijital Kale kitabını okumuştum ve sevmiştim. Çok net hatırlayamasam da kitap sürükleyici ve güzeldi.
Son çıkan kitabı olan Cehennem, en çokta; İstanbul Ayasofyada birtakım olaylar anlatıldığından çok merak duyduğum bir kitap. Sonuçta yabancı bir yazar ülkemizden bir mekanı ele alıp anlatmışsa, merak duygularımız artmalı :) Ve o kitabı alıp okumalıyız...
Eğer sürükleyici bir şeyler okuyayım derseniz Dan Brown okuyabilirsiniz. Diğer kitaplarını okumadım ama yanıltacağını düşünmem. Dünya çapında sevilen bir yazar Dan Brown. Siz de seversiniz mutaka :)

Yorumlarınızı bekliyorum ;)

Sevgiler!