12 Eylül 2014 Cuma

#okuduklarım13: Dokuz Öykü/J.D.Salinger

Merhaba!
Bugün günlerden Cuma.
Öncelikle Cumanız mübarek,dualarınız kabul olsun inşallah...

Salinger'in Dokuz Öykü adlı kitabını okuyup bitirdim. Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi içinde dokuz tane öykü barındırıyor. Gelelim benim fikrime...

Açıkçası öykülerin çoğundan bir şey anlamadım, dersem bana kızmayın. Her öykü aslında kendi içinde bir mesaj taşıyordu sanıyorum. Fakat ben kitabın çevirisinde bir sorun olduğunu düşünüyorum. Yanılıyor da olabilirim. Çeviri mükemmel olup, ben bir şey anlamamış da olabilirim :)

Salinger, bizim Türkçede de olduğu gibi çoğu kez, iki ya da üç farklı anlama gelebilen kelimeler kullanmış. Sayfa sonlarında çeviriyi yapan kişi hep dip notlar da bulunmuş. Öyküleri oturup tek tek düşünmek gerekiyordu bence.

Şimdi dönüp bakıyorum da, aklımda kalan şöyle harika bir öykü yok... Anlayacağınız ben bu kitapla pek tatmin olmadım. Hep bir şeyler eksikti. Başladığım her öykü de ''bu kez beğeneceğim galiba'' dedim durdum ama hiçte öyle olmadı...

Yoksa kendimi Salinger'in 'Çavdar Tarlasında Çocuklar' adlı kitabına saklıyor olmayayım ...? :)
Belki de... Neyse bundan sonra zaten sıra o kitapta.

Şimdi de gelelim tavsiye edip, etmediğim konusuna...
Dediğim gibi belki bu kitap bana hitap etmedi ama sizin başucu kitabınız bile olabilir.
Yeni bir yazar tanımak istiyorsanız, yeni öyküler okumak istiyorsanız, okuyabilirsiniz.
Çavdar Tarlasında Çocuklar kitabını okuyanlar için de söyleyeceğim şey; okuduğunuz kitap siz de nasıl bir izlenim bıraktı bilemeyeceğim. Bu kitap sizin beklediğinizin altında kalabilir ya da beklediğinizin çok daha üstüne çıkabilir. Yani net bir cevabım yok...

Sormak istedikleriniz olursa iletişim formundan bana ulaşabilirsiniz...
Şimdilik hoşça kalın. Ben Hüsnü Arkan'ın Ölü Kelebeklerin Dansı kitabını okumaya gidiyorum :))

Sevgiler!